Get Adobe Flash player

Maraton Koşularında Aklın Gücü Hakkında Hayri Özmeriç in Çevrisi

 A  K  L  I  N    G  Ü  C  Ü

MUKAVEMET KOŞULARINDA  SPORCULARIN   ZORLANDIĞI  ANLARLA NASIL  BAŞEDECEĞİNİ SON ARAŞTIRMALAR ORTAYA ÇIKARMIŞTIR
 
Michelle Hamilton – Runner’s World, Temmuz/2013
Tercüme: Hayri ÖZMERİÇ
         Yarışın veya o günkü antrenmanınızın tam ortalarında  birden bacaklarınızda ağırlık, ciğerlerinizde tıkanıklık  his- seder ve  o anda artık durmak istersiniz.  Ne yapmalısınız?  Bazı koşucular yavaşlar ve böyle yaptıkları için kendilerini suçlarlar.  Bazıları böyle yapmaz.  Acılara rağmen sürate devam ederler, ayaklar ve akciğer bu direnmeye uyar.
 
Güçlüğe teslim olanlarla yorgunluğa zorluğa boyun eğmeyenleri ne ayırır. Elit atletlerin bu gibi durumlara karşı aklî yöntemlerle nasıl mücadele ettiklerine dair pek çok araştırma var ise de amatör sporcuların bu gibi durumlar- daki taktiklerini inceleyen bir araştırma yapılmadığını ifade eden Minnesota Eyalet Üniversitesi Spor ve Performans Psikolojisi Merkezi Direktörü Cindra Kamphoff  Ph. D, maratonu 2:38 ilâ 4:45 arasında bitiren 24 ilâ 59 yaş arasındaki koşucularla yaptığı söyleşide ne gibi aklî engeller ve zorlamalarla karşılaştıklarını ve buna karşı nasıl mücadele ettiklerini bulmaya çalışmıştır.
        Kamphoff’un bu incelemelerde tespit ettikleri; karşılaşacağınız psikolojik engellerin üstesinden gelmenize yardım ederek amacınız, maratonu veya 5 Km bitirmek veya sahada bir iki tur atmak gibi ne olursa olsun en iyi sonuca ulaşmada yardımcı olacaktır.
ENGEL 1 – OLUMSUZ DÜŞÜNCE
        Kamphoff’un konuştuğu koşucularda  başta gelen en önemli bulgu  “Ben ne başarısızım” peşin düşüncesi olmuştur.  Şöyle ki “Benden başka binlerce koşucu hedeflediklerini yakalarken ben yapamıyorum”  veya        “Çok ciddi çalıştım, ama işte burada kilitleniyorum.” der.  
         Bu gibi menfi düşünceler koşumuzu bozar çünkü daha başka olanaklarınızı ve bizzat kendi potansiyelinizi görmenizi engeller.  Buna ilaveten Kamphoff;  derin nefes almamızı önler,  kalp atışlarımızı yükseltir veya daha iyi derece yapmamızı sağlayacak adale yapımızı sertleştirir, olumsuz etkiler ve neticede fiziki olarak koşmamız daha zorlaşır.
ÇÖZÜM YOLLARI:: Arizona, Scotsdale 2012 Rock’n’Roll Maratonun yarılarında iken Derbez Zacher rahatsız oluyor ve “Burada olmamalıydım” diye düşünüyordu.  41 yaşında Arizona Scottsdale’li aile danışmanı kendini toparladı
toparlanmasına yardım ettiğini ve sonuca varmasını sağladığını ifade etmektedir.
           Englewood, New Jersy,  Physical Medicine ve Rehabilitasyon Merkezinde spor psikolojisi bölümü direktörü olan Greg Chertok; “Olumsuz düşünceleriniz ile başetmek için onları aklınızdan silme gücüne sahip olduğunuz bilincine varınız. Her günkü koşularınızda iç dünyanızın sesini kulak arkasına atmayınız, dinleyiniz ve ne zamanki olumsuz şeyler söylemektedir, hemen bu sesleri durdurma mekanizmasını çalıştırınız.  Bu öyle bir mekanizma olmalıdır ki düşünce merkezinizi olumlu yönlere kaydırmalıdır.  Sizi teşvik edici bir söz veya saplantınızı yok edecek bir şarkı veya solumanıza, kol hareketlerinize konsantre olmak gibi dikkatinizi beden hareketleri üzerine toplamak,  olumsuz düşüncelerden kurtulmak için iyi bir  çözüm yolu olabilir.  
           North Dakota, Minnesota’da United Prairie Bank çalışanlarından 40 yaşında Jeff Weldon 2012 yılında  Whistlestop Maratonunun  37 nci kilometresine vardığında zorlanıp çabalamağa başladığında “Başaracağım, başaracağım..” diyerek olumlu düşüncelerini var gücü ile  iç dünyasına kabul ettirmeye çalıştı. Maraton sonunda bu hareketinin koşuyu doğru dürüst bitirmesindeki başarısında çok önemli rol oynadığını ısrarla ifade etmektedir. 
ENGEL 2 – KESİN/DEĞİŞMEZ  HEDEF                             
“Maratonu 3:40 koşmazsam hiç mutlu olmayacağım. Benim hedefim sadece ilk yarıyı daha yavaş koşmaktır. En son yarışımdan daha iyi derece yapmalıyım, aksi takdirde bütün zorlu antrenmanlarım bir hiç olma durumuna düşecektir.” gibi düşüncelere çok sık rastlarız. 
ÇÖZÜM  YOLLARı: 
4 Kilometreye vardığında Derbez Zacher 2:45: lik en iyi derecesini tekrar koşmanın mümkün olamayacağını anlamış idi.  Buna rağmen ikinci hedef olarak planladığı üç saatin altında bir derece yapmanın halen ulaşılabilir olduğunu düşündü. “İkinci bir hedef planlamış olmam koşuya istekle devam etmemi sağladı.”demektedir.    
Kamphof ; örneğin yarı maraton için 1:50: - 1:55: gibi ikili hedef planlamayı tavsiye etmektedir.  Hedefiniz kendi kendinizi teşvik etmekte etkilidir. İlk milleri 8:40’ ile geçti iseniz ve tek hedef olarak 1:50: planladı iseniz (ki bu derece için her mili 8:23’ geçmiş olmalısınız) bu durumda endişeye kapılırsınız ve üzülürsünüz.  Hedefiniz ikili ise, ikinci hedefinize ulaşabileğiniz ümidi olduğundan müspet psikoloji içinde koşuya devam edersiniz. Dolayısı ile hedef planlamasında gerçekçi olunuz.   Daha hızlı olan ikili hedefin fevkalade iyi gününüzde gerçekleşeceğini peşin kabul etmelisiniz. Daha yavaş olan diğeri ise sonuçta gerçeşleşince koşunuzdan mutlu olmanızı sağlayacaktır.
ENGEL 3 – ENDİŞE/ŞÜPHE
Koşucular, özellikle yeni bir mesafe koşacakları zaman veya daha sevimli bir derece planladıklarında kabiliyetlerinden endişe ederler. Fakat en mükemmel atletik bir derece yapmanın en önemli öngöstergesi endişenin karşıtı kendine güven duygusudur.   Kamphof“Başarıda şansınız olduğuna inanmıyorsanız  başarıya ulaşmak için gerekli olan riske girmezsiniz. demektedir.
ÇÖZÜM  YOLLARI
Mayo Clinic Rochester Minnesota’da Eğitim Program Koordinatörü olan 43 yaşındaki Rebecca Williams bir maratonu bitirip bitiremeyeceği konusunda mütereddit idi ve bunu çevresi ile paylaşmayı kendine tavsiye ediyor idi. Bu endişesini Mankato Maratonu Facebook’undaki antrenman arkadaşları ile paylaştı.  Bu basit beyanda bulun- ma hareketi karşılığında  arkadaşlarından aldığı teşvik edici sözler endişelerinin kendisinde yarattığı etkileri yok etti, 
Spor psikologları  emin olmadığınız düşüncelerinizi ve bunun sonuçlarını  ortaya dökmenizi tavsiye etmekte- dirler. Örnek olarak: maraton günlerine yaklaşırken antrenman programınızı yavaş yavaş azalttığınızda, bu koşuda en iyi derecenizi yapacağınıza dair aklınıza şüphe düştüğü zaman o güne kadar yaptığınız hazırlık antrenman larındaki derecelerinizin bu yarışta en iyi dereceyi yapacağınızı size gösterdiğini hatırlayınız.  Aklınızda uçuşan düşünceler sizi terk etmiyorsa o zaman onları olumlu tarafa yönlendiriniz.                            
“Profesyonel atlerin de en az herkes kadar şüpheleri olduğunu fakat onlar bu hisleri canlandırıcı, uyarıcı olarak görmektedir” diyen Charlot   “Onlar bunu vücudun olumlu sinyali olarak algılamayı öğrenmekte, endişe ve şüphe olarak değil de yarış için heyecan verici bir duygu olarak okumaktadırlar” demektedir.
ENGEL – 4 : BAŞKALARI İLE HAKSIZ KARŞILAŞTIRMA
 
Yarışlarda, kulübünüzde veya koşu yerlerindeki koşucuların sizden daha hızlı, daha sağlam veya her hangi bir suretle sizden daha iyi olduğunu varsaymanız kendinizi aşağıda görmekle aynidir.  Kamphoff   “Mukayeseler  ekseri ahvalde hakkaniyetle ölçümleme yapamadığınızın tezahü- dür.” Demektedir. Böyle kendi kendimize yaptığınız olumsuz değerlendirmeler güvencinizin altını kazar.
 
ÇÖZÜM YOLLARI
        Derbez Zacher; koşularında daha fit, daha kuvvetli olan yarışçıları gördüğünde kendi fitness durumunu ve antrenmanlarını sorgular ve  “Antrenmanların kafi mi? Onu aynen takip edebilecek miyim?” diye düşünürken  “bir adım bile önde olmak kafidir” düşüncesi ile kontrolü dahilinde olan özelliklere dikkatini toplamasını kendisine  tavsiye eder.
         Mankato Maratonunda Williams 18. Milde kendisinin arka sıralarda olduğunu fark etti.  Bütün dikkatini önünde gidenlere vereceğine kendi kendine “O tşörtü istiyorum, gerçekten istiyorum” diye tekrar tekrar söylemeye başladı. Çünkü tşört sadece bitirenlere veriliyordu.  Beni finişe ulaştıran işte bu içimden gelen slogan idi.  Kamphoff;  dikkatini istediğine çevirmek önemli ayrı bir taktiktir.  Araştırmalarda;  akıl gücü kuvvetli olan atletlerin iç dünyalarında başkalarınınkine değil kendi formlarına, tempolarına ve hedeflerine dikkatlerini topladıklarını  göstermiştir.  
             Dolayısı ile Kamphoff;  kendinizi başkaları ile kıyaslayacağınıza  Zacher ve Williams’ın yaptığı gibi kendi durumunuza odaklanmanızı, geçmiş başarılarınızı gözönüne getirmenizi tavsiye etmektedir.
 
Runner’s Dergisinin notu:
Araştırmacı Cindra Kamphoff  Nisan/2013 de üçüncü BOSTON Maratonunu 3:05’ de koşmuş ve sporcuların koşu sırasındaki psikolojilerini gözlemlemeye devam etmeyi planlamaktadır.