Get Adobe Flash player

Gürsel Demircanın Koşuya Başlama Ve İlk Maratonunu Koşma Hikayesi

           İlk başlarda oldukça zorlandım. Gençliğimde futbol oynamıştım. Bu nedenle kolay koşarım zannediyordum. Ancak birkaç km. koşup yorulunca kendime kızıyordum.    Koşu mesafemi yavaş yavaş artırmaya başladım. Bir süre sonra kendimi sabahları saat.05:00 te kalkıp saat 07:00 a kadar iki saat koşar buldum. Hatta bir gün sabah saat:05 :00 surlarında koşarken yanıma polis ekibi geldi ve bana “ne yapıyorsun bu saatte koşulur mu? “  gibi sorular sordular….Koşu bende yavaş yavaş bir tutku haline dönüştü. Koşmadan duramaz oldum. Günlük 15-18 km. yi tek başıma koşmaya başladım.

           Bir gün yine aynı parkurda koşarken Şeref UYGUR ve Hüseyin POLAT’ı gördüm. Yaklaşık 13 km. kadar koşmuştum ki.. Şeref bana gel Homeros vadisine doğru 10 km kadar daha koşalım dedi… ayrıca parkurun yokuşlu olduğunu söyledi…ben de ona koşabileceğimi söyledim. 5 km. kadar yokuş koştuk….dönüşte çok zorlandım …. Şeref yanıma geldi ben ona yürüyeceğimi söyledim.. artık koşamayacak durumdaydım… Onları görmemek için koşu bitim yerine uğramadan doğruca evime gittim….

           İdmanlarıma  yılmadan devam ettim, kilom 8 ayda 85 kg. dan 65 kg. kadar indi….İdmanlarımın süresini 2:30 saate kadar çıkardım. Ancak yavaş tempoda koşuyordum…..Adalelerimin yavaş yavaş  kuvvetlendiğini hissediyordum….

           Bir gün yine aynı parkurda koşarken Marla Ege Atletizm Kulübü üyesi olduklarını öğrendiğim Hüseyin POLAT, Kudret TEMEL, İrfan ERZEREN ve Uğur HEKİM’i gördüm, onlar da aynı parkurda koşuyorlardı.... ancak benden daha hızlıydılar….Onlarla koşmaya başladım.. ve günler sonra bende onların ekibine girdim….

           Birkaç ay onlarla birlikte idman yaptım… ne yaptığımı bilen idmanlar yapmaya başladım…..

           Arkadaşlarım bana maraton koşabileceğimi söylediler……

           Bir süre sonra kendimi Marla Ege Atletizm Kulübün üyesi olarak buluverdim…. Önümüzde 31 nci Avrasya Maratonu vardı…yani 18 EKİM 2009 tarihi benim ilk maraton koşacağım gün olacaktı. Önceleri 42 km. koşmak ürkütücü geliyordu. Sonra düzenli idmanlara başlayınca bir de Hüseyin POLAT, Barış BÜLBÜL ile İzmir’den Manisa’ya koşarak gittiğimde bu işi başarabileceğime inandım…..Bütün benliğimle Avrasya Maratonuna konsantre olmuştum….Bu demektir ki İstanbul’un önemli yerlerini koşarak görecektim.En büyük amacım ise  maratonu yürümeden ve 4 saatin altında bitirmekti….

           Kulüp olarak uçakla maratondan bir gün önce İzmir’den İstanbul’a uçtuk… Taksim’de bir otele yerleştik. Feshane’ kayıtlarımızı yaptırdık .. kayıt yeri sanki bir bayram yeri .. panayır… bana müthiş bir heyecan verdi…. Göğüs numaramı aldım… makarnamı yedim…..ve çok mutluydum çok….Maratondan bir gün önceki gece İstiklal caddesini dolaştık.. saray tatlıcısında tatlılarımızı yedik…. Kulüp arkadaşlarımızla tek muhabbet konumuz ertesi günkü Maraton …

          Herkes koşu stratejisini birbirine anlatıyordu…ben tam olarak ne hızda koşacağımı tam olarak belirleyememiştim…..Otele döndük… değerli Hocamız Oğuz KESİMLİ koşu hakkında bir sunumda bulundu… onu dinledik… faydalı bilgiler edindim….

           Kendimi erken saatte yatağa attım…Aklımda yarın koşacağım maraton…. Rüyamda maraton…. Hep maraton….Taksimin sabaha kadar yaşayan ne kadar hareketli bir yer olduğuna şaşarak ve yarım yamalak uykumla sabahı ettim… Bayram çocukları gibi akşamdan hazırladığım koşu atletimi, şortumu, çip taktığım ayakkabımı giydim…….Koltuk altlarımı ve göğüs uçlarını vazelinledim…… maraton öncesi idmanlarda oluşan ciddi bir kalça ağrım da devam ediyordu … aklım hep sağ kalçamda…….. Ayaklarıma ısıtıcı bengay sürdüm… ….sabahın 06:00 sında az bir kahvaltı yaptım….veeee otelden arkadaşlarla Boğaz Köprüsü girişine gitmek üzere ayrıldım….Artık maraton koşmaya hazırdım….

           Taksim’den Belediye otobüsüne binerek yarış başlangıç yerine vardık…

           Hava başlangıçta  yağmurlumu yağmurlu ..neyse ki sonra biraz düzeldi….. Güzelleşti….

           Maraton başlangıç yeri cıvıl cıvıl, bayram yeri…

           Atletler yerinde duramıyor bir kısmı ısınma koşusu yapıyor, bir kısmı yerinde zıplıyor, bir kısmı ise birbirleriyle derin sohbette….Fotoğraf çekilenler, kameralar orada… Ne ararsanız var.. ama en çok heyecan var…..yarışı izleyen helikopterler havada uçuşuyor….müthiş bir atmosfer….

           Otobüs üzerinden bakan yarış startını verdi…..yani  tabanca patladı…. Elit atler önden çıktı… Ben tabi ki arka sıralarda kaldım….

           Heyecanla koşmaya başladım… Boğaz köprüsü üzerinde koşuyorum…… önüm, arkam, sağım, solum koşan atletlerle dolup taşıyor…. İnsan seli akıyor….

           Boğaz Köprüsünü koşarak geçmenin herkese nasip olmadığı bilinciyle koşuyorum. Köprüden aşağısı masmavi deniz … Müthiş bir İstanbul manzarası……

           İlk 5 km. yi yavaş ve temkinli koştum…kendimi fazla zorlamadan tempomu hafif hafif artırdım… 7 nci km. lerde Uğur HEKİM arkadaşımı yakaladım…

           Onunla bir süre koştum…o bana iki yabancı atleti takip ettiğini söyledi… Temposu yavaş geldi…koşuma devam ettim Cihan KOÇ arkadaşımı Haliç Köprüsü civarında yakaladım….onu da geçtim…10 km. yi 53 dk. larda geçtim…Devamlı birilerini takip ediyordum….Hızımı korumaya çalışıyordum…Kendi kendime içimden konuşuyordum.. Hızlımıyım acaba, tempom yüksek mi diye….

           21 nci km. yi 1:51:44  de geçtim….arayı çok açtığımı sandığım Uğur HEKİM bir baktım ki 28 nci km. lerde beni yakaladı ve geçti….30 km ye geldiğimde zamanım 2:41:35 olmuştu….. 35 nci km. ye geldiğimde ise yorulduğumu hissettim….ama asla yürümeyeceğimi kendi kendime söyledim… çünkü Hüseyin POLAT ve Yusuf AYANOĞLU ile çok iyi idman yapmıştım… o idmanlar bana  cesaret veriyordu…kendime güveniyordum…

           40 nci km. levhasını gördüğümde moralim bayağı düzeldi……Gülhane parkına girdiğimde tüm gücümü kullanıyordum artık… adrenalin seviyem iyice yükselmişti…Gülhane Parkı içinden finişhe kadar Fikret AKAY arkadaşımızla yarış yapıyorduk sanki bir o beni geçiyor , bir ben onu geçiyordum… en sonunda o tecrübesini kullanarak beni geçti…Sultanahmet ‘e doğru finişh noktasının yaklaştığını hissediyordum ….Kendimi tempomun akışına bırakmıştım.. Finish tak ını gördüğümde benden mutlusu yoktu…finish çizgisini geçtiğimde saatimi durdurdum…. Zaman 03:56:15 i gösteriyordu… hedefime ulaşmıştım….

           Koşmak, koşmak, koşmak ve koşuyor olmak ne güzel bir şey… endorfin bağımlılığımı ne….

Beni koşuya alıştıran herkese teşekkürlerimi sunarım….
Saygı ve sevgilerimle…..